29 Nisan 2017 Cumartesi

Bir Annenin Feryadı Filmi Üzerine Birkaç Söz

Raif Cilasun'un eseri Bir Annenin Feryadı film  oldu.
Bir neslin bir solukta okuduğu duygu dolu romanlardan biri olan Bir Annenin Feryadı yıllar sonra beyazperdede gösterime girmek için gala yaptı.
Crr de gerçekleşen filmin gala gecesine çok sayıda katılımcının olması beklenen birşeydi. Hatta
salonun dolup taşacağını düşünüyordum.
Yapımcıların emeğinin yanısıra Kültür Bakanlığı da bu kültür hizmetine önemli bir meblağ koyarak katkıda bulunmuş ve destek vermişti. Bu durumda; ya filmin duyurusu gerektiği kadar iyi yapılamamıştı ya da Raif Cilasun romanlarını okuyanlar onu ve eserlerini unutmuşlardı.
Filmin konusu oldukça önemli ve maneviyat eksikliğinin nelere yol açabileceğinin gözler önüne serilmesiydi.
Fakat böylesi bir eser içerisinde amatör kareler barındırmamalıydı. Mesela başrol oyuncusu lise öğrencisi tiplemesine uygun düşmemişti. Fransaya kaçışını gerektirecek olay görünürde belli değildi.
Emine karakteri doğallıktan uzak, ezberletilmiş bir rol olarak seyircinin gözüne yansıyordu.
Yani bu kadar emek ve bu kadar destekle daha kaliteli, daha profesyonel bir film çekilebilirdi.
Yine de manevi öğretisi büyük olan bu romanı filme almış olmaları, emek verenleri takdir etmeyi gerektiriyor.
Biraz daha özenerek yaparsak herşey daha güzel olacaktır eminim.

#biranneninferyadı

Sanatalemi.net'ten ESKADER'e

Bugün Ali Emiri Efendi Kültür Merkezi güzel bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Güzel olduğu kadar da önemli bir etkinlik. ESKADER Ödül Töreni.
İlkini hatırlıyorum Eskader ödül töreninin. Bayezit Devlet Kütüphanesi'nde yapılmıştı. Çiçeği burnunda bir dernek olarak büyük bir heyecan ve coşkuyla gerçekleştirilen ödül töreninin üzerinden tam 10 yıl geçmiş. Koca bir 10 yıl. Sanki daha dün gibi hatırama yansıyan kareler. 

Sanatalemi.net adında bir site yayına başlamıştı dernek kurulmadan kısa bir süre önce. Velüd ve gayretli bir yazar, gazeteci; benim de yazı ve şiirlerime yuva olan sanatalemi.net sitesiyle birçok kaleme defter olmuştu. Birçok kalem sevdalısı sitede sanaldan gerçeğe becerilerini sergilemiş, güzel eserler meydana getirmişlerdi. Sanatalemi.net; bu alanda büyük bir boşluğu doldurmuş ve kalemi dost edinenlerin önüne beyaz bir kağıt koymuştu. 
Sanaldan gerçeğe yürüyerek Eskader adı ile dernekleşen kültür hizmeti o günden bu yana önemli bir görevi (diğer çalışmalarından farklı olarak) ödül törenleriyle yürütmeye devam ediyor. 
İstanbul'un merkezinde, Anadolu'nun bağrında, köyünde kasabasında her nerede cevherini cilalamaya muktedir veya gayretli kültür insanı varsa onları adeta mücevher toplar gibi birer birer arayıp buluyor ve  Türkiye'nin kültür ortamına sunuyor. 
Kültüre meraklı gençlere yol ışığı tutmakla büyük bir kültür hizmetini, önemli bir görevi yerine getiriyor. 
Kültür, sanat, edebiyat dostlarını kaynaştırıyor. Bu filizlere bir nevi cansuyu veriyor. 
Sanatalemi.net'ten Eskader'e yürüyen yolun kaldırım taşlarını kültür yoluna ilk döşeyen yukarıda da bahsettiğim gayretli ve dakikasını boş geçirmeyen bir insan olarak tanıdığım Mehmet Nuri Yardım. 
Elbette bu hizmet bir bayrak ve onu taşıma olayıdır. Bayrak elden ele dolaşıyor ve dolaşacak. Bayrağı her devralan elinden gelen gayreti gösterecek ve bugünkü güzel etkinlikler uzun yıllar devam edecek. Şimdiki bayrak emaneti Şerif AYDEMİR'in elinde. Allah gayretlerini artırsın başarılarını daim etsin. 

#eskader

25 Mart 2017 Cumartesi

sonmansethaber.com sitesi etkinliğimize kültür sanat sayfasında böyle yer verdi. 

Meryem Şahin: Şiir Çiçekleri Gecesi
TYB İstanbul Şubesi Kültür - Sanat alanında bir ilke ev sahipliği yapıyor. Şiir sanatının geleneksel elsanatlarımızdan ahşap boyama ile birlikteliğinden oluşan “şiir sergisi” sanat alanında ilk kez yapılacak özgün bir etkinlik olacak.
http://www.sonmansethaber.com/meryem-sahin-siir-cicekleri-gecesi/16127/

dergibi.com

Meryem Şahin’den Şiir Çiçekleri Etkinliği

İstanbul Kültür – Sanat alanında bir ilke ev sahipliği yapıyor. Şiir sanatının geleneksel el sanatlarımızdan ahşap boyama ile birlikteliğinden oluşan “şiir sergisi” sanat alanında ilk kez yapılacak özgün bir etkinlik olacak.
Arş. Yazar Şair Eğitimci Meryem ŞAHİN’in eserlerinden oluşan sergi, yoğun bir program olarak kültür -sanat ve şiir severlerle buluşacak.
Etkinlikte ayrıca; şiir dinletisi, söyleşi ve kitap imzası gerçekleştirilecek.
Arş. Yazar Meryem ŞAHİN; söyleşi esnasında Taşköprü Sisler ve Kadın, Güvercin Kanatlarında Çiğ Taneleri ve Çanakkale Şehitler Antolojisi kitaplarını imzalayacak.
Usta yorumcu ve şair Ali İhsan ÖZTÜRK’ün sunumuyla yapılacak olan etkinlik 28 Mart Salı akşamı saat: 19.00 da Sultanahmet Kızlarağası Medresesi’nde gerçekleştirilecek.
Etkinlik Herkese açık ve ücretsizdir.
Adres: Kızlarağası Medresesi
Divanyolu Cad. Hoca Rüstem Sok. No: 6
Sultanahmet Tel: 0212 527 75 18- 0531 563 3950
Milli Gazete Şiir Çiçekleri Etkinliğimize yer verdi

23 Mart 2017 Perşembe

Meryem ŞAHİN: ŞİİR ÇİÇEKLERİ ETKİNLİĞİ

İstanbul;  Kültür - Sanat alanında bir ilke ev sahipliği yapıyor. Şiir sanatının geleneksel elsanatlarımızdan ahşap boyama ile birlikteliğinden oluşan “şiir sergisi” sanat alanında ilk kez yapılacak özgün bir etkinlik olacak. 
Arş. Yazar Şair Eğitimci Meryem ŞAHİN’in eserlerinden oluşan sergi, yoğun bir program olarak kültür -sanat ve şiirseverlerle buluşacak.
Etkinlikte ayrıca; şiir dinletisi, söyleşi ve kitap imzası gerçekleştirilecek.
Arş. Yazar Meryem ŞAHİN; söyleşi esnasında Taşköprü Sisler ve Kadın, Güvercin Kanatlarında Çiğ Taneleri ve Çanakkale Şehitler Antolojisi kitaplarını imzalayacak.
Usta yorumcu ve şair Ali İhsan ÖZTÜRK’ün sunumuyla yapılacak olan etkinlik 28 Mart Salı akşamı saat: 19.00 da Sultanahmet Kızlarağası Medresesi’nde gerçekleştirilecek.
Etkinlik Herkese açık ve ücretsizdir.
Adres: Kızlarağası Medresesi
Divanyolu Cad. Hoca Rüstem Sok. No: 6

Sultanahmet Tel: 0212 527 75 18- 0531 563 3950

5 Mart 2017 Pazar

Saba Makamı




gecenin ardından gülünce sabah
geceye kaçar binbir günah
yürek etse ta derinden bir kez ah
ne günah kalır bedende ne de ah-u vah

M.Ş. 06.03.2017-Saba makamı
#sabah #kadınşairler #kadınyazarlar #sabamakamı

13 Şubat 2017 Pazartesi

Kirkikindi yagmurlari yağardi
Ben ağlardim
Gök ağardı
Umut ekerdik geceleri
Çocukların yüreğinde ayçiçekleri açardı
M.S. #kadınşairler

9 Şubat 2017 Perşembe

Ve ellerim
Uzansa boşlukların ötesine
Bir kurtaran olsa
Ve seslense:
-Bebelerim!
M.S. #meryemsahin#kadınşairler

ELLERİN YOLU KISALIR BİZİM YOLLAR UZAR MI?

Yollar ne güzeldir. Kıvrılır, bükülür, uzar gider bir yerlere. Kimi zaman uzağı yakın, kimi de yakını
ırak eyler.
Nice hasretleri kavuşturur. Nice gözleri ışıldatır, Nice gönülleri ferahlatır. 
O yollara biz neler vermişizdir;  sacını tarayıp binbir ihtimamla büyüttüğümüz kızlarımızı, baba evinden beyaz gelinliği giydirip...
Al kınalı kuzularımızı şan şerefle saçını asker traşı edip...
Büyük adam olsun istediklerimizi uzak illere gitsin de okusun, diye yollayıp...
Yollar...
Hasretimizi dindirendir onlar çoğu kez.
Çoğu kez gözlerimizi yollarda kalmaktan kurtaran.
Uzun uzun yollar... Bazan da kısalan.
Köprülerle bağlanan, otoyollarla günleri saatlere deviren. 

Kütahya'nın yolları kısalacağına uzamış mı ne? 
Beş saatte gider gelirdik eskiden, İstanbul - Kütahya arasını. 

Benim yola baktıranım, hürmetli anacığım ve babacığım gözümüzü yollarda koydu da pek bi şaşırdım bu işe. Yola baka baka şimdi gelirler, şimdi gelecekler derken, saat 22,30u buldu. 15.00 te bindikleri otobüs ancak şimdi gelebildi. Sağ salim geldiklerine şükrettim elbet. Fakat 5 saat süren yol neden bu kadar fazla olmuştu?

İstanbul trafiği sandım önce. ama değilmiş! 
Meğer artık otobüsler 3. köprüyü kullanarak geliyormuş İstanbul'a. Yolun uzaması da ondanmış. Şimdi: Ellerin yolu kısalır Kütahya'nın yolu uzar mı? 
Yoksa: Köprüler yolları uzatır mı? 

Meryem ŞAHİN
2017 Şubat
#yol

3 Şubat 2017 Cuma

AYIP

Bir cemre düşerse toprağa
Donup ta yanmamak ayıp
Yeşil renk verirse yaprağa
Kızarıp ta almamak ayıp
Vurulursa arslanlar zincire
Açılıp ta kırmamak ayıp
Tüllenirse bir güzel veche
Utanıp ta açmamak ayıp
Uzanırsa bir el önüne
Ekşitip yüz dönmemek ayıp
Söz çıkarsa ağızdan bir kere
An geçince bilmemek ayıp
Gel olursa yardan ellere
Uzanıp ta tutmamak ayıp
 
Meryem Şahin

#kadınşairler #antoloji

2 Şubat 2017 Perşembe

Çocuk Ve Uçurtma



Badem ağaçları acelecidir biliriz ki.. bahar yüzünü gösterip, dudağından büyülü nefesini üfleyince hızlı bir telaş başlayıverir. Çizginin önünde sıralanmış start almayı bekleyen koşucular gibi baharın büyülü nefesini hisseden tabiat ardı ardına canlanıp gelişmeye başlar. Otlar uzun uzun uzamaya, çiçekler renklerinin en güzeli kendilerinde olsun arzusuyla, gelinlik kızlar gibi süslenmeye, karıncalar pencere önlerindeki saksılara dikilmiş siklamen çiçeklerinin diplerine iki parmak kalınlığında doluşup kaynaşarak yuva oluşturmaya başlarlar. Rüzgar her sabah kucağına aldığı bahar kokularını daha geniş alana yaymak için eser durmadan.
Ağaçların çiçeklenmesi ayrı bir bahardır baharın içinde bana göre. Pembe çiçekli dallar, beyaz gelinlik giymiş gibi duran ağaçlar, mor yağmurlar oluşturan erguvanlar, onlar da yarışın bir ucundan tutup koştururlar. Fakat eriklerle badem ağaçları bahardan yaza koşma yarışında ipi en önce göğüsleyen meyve ağaçları olur hep. Çiçekleri önce küçük pıtırcıklara dönüşür, sonra eriklerin içinde bademlerin kine, bademlerin de eriklerinkine zıt olarak dışında sert kısımlar oluşur. Hoş kokulu beyaz tül kadar narin yaprakları olan çiçeklerden nasıl bu kadar sert tatsız oluşum meydana geldiği bazen merakımızı canlandırır, bazen da şaşkınlığımızı konuşturur.
Bir de baharda uçurtma uçurur çocuklar. Uçurtmaların uzun iplerini bir çubuğun gövdesine dolayıp salıverirler gökyüzüne.. onu özgürlüğüne kavuşturur, kendisi de iradesi altındaki bir mahkumu özgürlüğüne kavuşturan yetkin bir kişidir artık. Özgürlük bahşetmenin kıvancını yaşar, ruhunu uçurtmanın varlığına yapıştırıp, ulaşılmaz alanlarda keşiflere çıkar, özgürlüğün tadını tadar. Gökyüzünde kuyruğunu kımıldatarak süzülen uçurtma rüzgarın ters bir tokadıyla badem ağaçlarının dallarına takılır. Çocuk kurtarmak için asılır, sallanan dallar erkenci olduğu için meyvelenmiş çiçeklerini döker pıtır pıtır..
Çocuk ikilemde kalır, taze bademleri mi toplayıp yemeli, yoksa ağaç dallarına dolanmış olan uçurtmasını mı kurtarmalıdır?
Sonunda karar verir, uçurtma onun en sevdiği oyuncağıdır, elinde olmasını ister, onun için mücadele vermesi gerektiğini düşünür, aynı zamanda kendi özgürlüğü de uçurtmada takılıdır çünkü. Birkaç dalın kırılması, yaprakların yolunması uçurtmanın tekrar ele geçip, özgürlüğe kavuşturulmasını sağlayabilir. Uçurtma çocuk için çok şey demektir. Badem ağaçları her zaman çiçeklerini bademlere çevirebilir. Çocuk onlardan ileriki zamanlarda yiyebilir. Fakat uçurtma öylemi ya? Yenisini yapsa olur mu? Evet yeni bir uçurtmaya daha sahip olacağı doğrudur fakat..İlk uçurduğu uçurtmayla birlikte gökyüzünün uçsuz bucaksız derinliğine yükselen çocuk ruhu dallarda takılı kalır.
Kurtarmalıdır onu…
 
Meryem Şahin
#çocuk #antoloji.com